Uzaktan Çalışırken Motive Olma Yöntemleri
Uzaktan çalışmanın çeşitli avantajları vardır. Bu avantajlar arasında kendi evinizin konforunda çalışmak, ailenize veya oda arkadaşlarınıza yakın olmak ve her gün Casual Friday'i kutlama lüksüne sahip olmak yer alır. Çok fazla esnekliğe sahip olmak harika olsa da, çoğu rapor evden çalışmanın genel olarak verimliliği artırdığını gösteriyor.
I|
iWallet | Blog Yazarı
08 Mayıs 2020
5 dk okuma
Uzaktan çalışmanın birçok avantajı var: kendi evinizin konforunda çalışmak, ailenize ya da ev arkadaşlarınıza yakın olmak ve her günü rahat kıyafetlerle geçirebilmek bunlardan yalnızca birkaçı. Bu kadar esnekliğe sahip olmak harika; araştırmaların çoğu evden çalışmanın genel olarak verimliliği artırdığını gösteriyor. Ancak evde dikkatiniz zaman zaman dağılabilir. Uzaktan çalışıyor ve her zamanki iş yerinize gidemiyorsanız, motivasyonunuzu ve verimliliğinizi artırmanın bazı kesin yolları şunlar:
1. Evinizin bir bölümünü ofise dönüştürün
Çoğumuz kanepede oturmayı, televizyon izlemeyi ya da mutfakta atıştırmayı severiz. Ama kabul edelim: İşi en sevdiğiniz ev aktiviteleriyle birleştirmeye çalışırsanız çalışmak için pek motive olmazsınız. Kendinizi bir kâse patlamış mısırla bir dizinin son bölümüne dalmış halde bulabilir, bilgisayarınıza bir kez bile bakmadığınızı sonradan fark edebilirsiniz. İşinizi gerçekten yapmak istiyorsanız evinizde size ait bir çalışma alanına ihtiyacınız var. En iyi sonuç için bu alanda dikkat dağıtan hiçbir şey olmamalı. Bu, kapısı kapanabilen bir oda ve ailenizle ya da ev arkadaşlarınızla çalışma alanınıza ne zaman girip giremeyecekleri konusunda net kurallar demek. Nasıl ki ofisteki bir toplantının ortasına aileniz gelip sizi rahatsız etmiyorsa, çalışma saatlerinde evdeki ofisinize de gelmemeleri gerektiğini anlamalılar. İhtiyaç duyduğunuz tüm araç ve malzemelere kolayca ulaşabildiğinizden emin olun: bilgisayar, yazıcı, görüntülü toplantı ekipmanı, kâğıt, kalem ve benzerleri. Odanızı kariyer başarılarınız, ödülleriniz, diplomalarınız ya da sertifikalarınız ve çalıştığınız şirketin ürünleriyle süsleyebilirsiniz. Odanız ne kadar ofis gibi hissettirirse motive olmak da o kadar kolaylaşır. Ve en önemlisi: Asla uyuduğunuz yerde çalışmayın. Neden mi? Uyuma isteği çok güçlüdür; kendinizi "5 dakika daha" diyerek kestirirken bulmanız sandığınızdan çok daha kolaydır.
2. Erken kalkın
Her sabah 8:00'de ofiste olma zorunluluğu varken bile erken kalkmak zordur. Evden çalışırken ve belirli bir programınız yokken yatakta kalma ya da bir ev işiyle uğraşma isteği daha da artar. Motive kalmak istiyorsanız kendinize bir iyilik yapın ve her gün aynı saatte kalkın. Sabah insanıysanız erken kalkın. Araştırmalar sabah insanlarının daha proaktif olduğunu ve işleri sonuçlandırma sorumluluğunu üstlenmeye daha yatkın olduğunu gösteriyor. Güne erken başlayıp bir şeyler başarmaktan daha iyi bir motivasyon kaynağı olabilir mi? Kısa bir not: Herkesin sabah insanı olmadığını unutmamak gerekir. Sabah insanı değilseniz iş hayatında başarısız olacağınız anlamına gelmez. Başka araştırmalar gece insanlarının genellikle daha yaratıcı, hatta bazen daha zeki olduğunu gösteriyor. Sabahların sizin en verimli zamanınız olmadığını biliyorsanız sabah insanı olmaya çalışarak vakit kaybetmeyin; bunun yerine en iyi işinizi çıkardığınız saatlere odaklanın. Bu da bizi bir sonraki maddeye getiriyor.
3. Düzenli bir rutin oluşturun
Her gün plansız, doğaçlama çalışmak cazip gelebilir; ancak bunu yaparsanız kısa sürede kendinizi dağınık ve bunalmış hissedersiniz. Daha iyi bir yol, alışkanlıklarıyla yaşayan bir varlık olarak çalışmanıza da rutinle yaklaşmaktır. En verimli olduğunuz saatleri belirleyin ve çalışma programınızı bu saatlere göre düzenleyin. Çoğu kişi için bu; erken kalkmak, egzersiz yapmak, duş almak, iş için giyinmek, sağlıklı bir kahvaltı yapmak ve ardından gün içinde yapılacakların listesini çıkarmak anlamına gelebilir. Rutininize alıştıkça motive olmanın ve hedeflerinize ulaşmanın çok daha kolay olduğunu göreceksiniz. Tamamlamanız gereken görevleri, düzenli molaları ve toplantılarınızı planlamayı unutmayın.
4. Düzenli molalar ve tatiller planlayın
İşler birikebilir ve bazen en iyisinin hiç mola vermeden çalışmak olduğunu düşünebilirsiniz. Oysa gerçek bunun tam tersi. Mola verdiğinizde verimliliğin arttığını gösteren pek çok bilimsel çalışma var. Düzenli molalar planlamanız için bazı ilginç nedenler: Sadece hayal kurmak için verilen zihinsel molalar bile bağlantılar kurmanıza ve beyin işlevlerinizi geliştirmenize yardımcı olabilir (Science Daily). Kısa molalar odaklanmanıza yardımcı olur (Science Daily). Molalar hedeflerinizi yeniden değerlendirmenizi ve rotanızda kalmanızı sağlar (Harvard Business Review).
Ne zaman ve nasıl mola vereceğinizden emin değilseniz endişelenmeyin: The Atlantic dergisinin ideal çalışma ve mola dengesi için bir formülü var. The Atlantic, 52 dakika çalışıp ardından 17 dakika mola vermeyi öneriyor.
Düzenli molaların yanı sıra ara sıra tatile çıkmak da hayati önem taşır. Tatiller dinlenmemizi, toparlanmamızı ve yenilenmiş olarak işe dönmemizi sağlar.
5. İş için giyinin
Pijamayla çalışmak eğlenceli bir hikâye olabilir ama ne yazık ki verimliliğinize pek katkı sağlamaz. Araştırmalar, eşofmanınızı bir kenara bırakıp iş için giyindiğinizde daha verimli olduğunuzu gösteriyor. Şık giyinmek özgüveninizi artırabilir, kendinizi daha güçlü hissettirebilir, soyut düşünme yeteneğinizi geliştirebilir ve büyük resmi görmenize yardımcı olabilir. Evde bile güzel giyindiğinizde kendinizi daha iyi hisseder ve daha verimli çalışırsınız.
6. Dikkat dağıtıcıları ortadan kaldırın
Sıkıldığınızda Facebook'a mı bakıyorsunuz? Peki ya Twitter, Pinterest, LinkedIn? İşinize odaklanmak istiyorsanız çalışırken sosyal medya hesaplarınıza bakmamayı hedefleyin. Mutlaka bakmanız gerekiyorsa bunu çalışma saatlerinizde değil, planladığınız molalarda yapın. Sosyal medya tek çevrimiçi dikkat dağıtıcı da değil: En sevdiğiniz spor sitesine, bloglara, haber sitelerine, Reddit'e, YouTube'a ya da yer imlerinizdeki herhangi bir siteye dalıp gitmek çok kolay. Gerçekten konsantre olmanız gerektiğinde internetten uzaklaşıp işinize odaklanın. İnternet büyük bir dikkat dağıtıcıdır; ama hiçbir şey anlık mesajlaşma uygulamaları kadar dikkatinizi dağıtamaz. Birkaç mesaja cevap vermek zararsız görünebilir; ancak farkına varmadan saatlerinizi arkadaşlarınızla laflayarak geçirebilirsiniz. Üstelik her yeni mesajda gelen bildirim sesi konsantrasyonunuzu tamamen bozar. Bunun en kolay çözümü, mesajlaşma uygulamalarında durumunuzu "çevrimdışı" ya da "rahatsız etmeyin" olarak ayarlamaktır. Çalışırken cep telefonunuzu da uzaklaştırın; yani en sevdiğiniz uygulamalara bakmayı, haber okumayı ve mesajlaşmayı çalışma saatleri dışına bırakın. Bildirimlerinizi kapatmak da telefondaki dikkat dağıtıcıları azaltır: Böylece uyarı almazsınız ve yeni bir şey olup olmadığını görmek için uygulamayı bilerek açmanız gerekir.
1. Evinizin bir bölümünü ofise dönüştürün
Çoğumuz kanepede oturmayı, televizyon izlemeyi ya da mutfakta atıştırmayı severiz. Ama kabul edelim: İşi en sevdiğiniz ev aktiviteleriyle birleştirmeye çalışırsanız çalışmak için pek motive olmazsınız. Kendinizi bir kâse patlamış mısırla bir dizinin son bölümüne dalmış halde bulabilir, bilgisayarınıza bir kez bile bakmadığınızı sonradan fark edebilirsiniz. İşinizi gerçekten yapmak istiyorsanız evinizde size ait bir çalışma alanına ihtiyacınız var. En iyi sonuç için bu alanda dikkat dağıtan hiçbir şey olmamalı. Bu, kapısı kapanabilen bir oda ve ailenizle ya da ev arkadaşlarınızla çalışma alanınıza ne zaman girip giremeyecekleri konusunda net kurallar demek. Nasıl ki ofisteki bir toplantının ortasına aileniz gelip sizi rahatsız etmiyorsa, çalışma saatlerinde evdeki ofisinize de gelmemeleri gerektiğini anlamalılar. İhtiyaç duyduğunuz tüm araç ve malzemelere kolayca ulaşabildiğinizden emin olun: bilgisayar, yazıcı, görüntülü toplantı ekipmanı, kâğıt, kalem ve benzerleri. Odanızı kariyer başarılarınız, ödülleriniz, diplomalarınız ya da sertifikalarınız ve çalıştığınız şirketin ürünleriyle süsleyebilirsiniz. Odanız ne kadar ofis gibi hissettirirse motive olmak da o kadar kolaylaşır. Ve en önemlisi: Asla uyuduğunuz yerde çalışmayın. Neden mi? Uyuma isteği çok güçlüdür; kendinizi "5 dakika daha" diyerek kestirirken bulmanız sandığınızdan çok daha kolaydır.
2. Erken kalkın
Her sabah 8:00'de ofiste olma zorunluluğu varken bile erken kalkmak zordur. Evden çalışırken ve belirli bir programınız yokken yatakta kalma ya da bir ev işiyle uğraşma isteği daha da artar. Motive kalmak istiyorsanız kendinize bir iyilik yapın ve her gün aynı saatte kalkın. Sabah insanıysanız erken kalkın. Araştırmalar sabah insanlarının daha proaktif olduğunu ve işleri sonuçlandırma sorumluluğunu üstlenmeye daha yatkın olduğunu gösteriyor. Güne erken başlayıp bir şeyler başarmaktan daha iyi bir motivasyon kaynağı olabilir mi? Kısa bir not: Herkesin sabah insanı olmadığını unutmamak gerekir. Sabah insanı değilseniz iş hayatında başarısız olacağınız anlamına gelmez. Başka araştırmalar gece insanlarının genellikle daha yaratıcı, hatta bazen daha zeki olduğunu gösteriyor. Sabahların sizin en verimli zamanınız olmadığını biliyorsanız sabah insanı olmaya çalışarak vakit kaybetmeyin; bunun yerine en iyi işinizi çıkardığınız saatlere odaklanın. Bu da bizi bir sonraki maddeye getiriyor.
3. Düzenli bir rutin oluşturun
Her gün plansız, doğaçlama çalışmak cazip gelebilir; ancak bunu yaparsanız kısa sürede kendinizi dağınık ve bunalmış hissedersiniz. Daha iyi bir yol, alışkanlıklarıyla yaşayan bir varlık olarak çalışmanıza da rutinle yaklaşmaktır. En verimli olduğunuz saatleri belirleyin ve çalışma programınızı bu saatlere göre düzenleyin. Çoğu kişi için bu; erken kalkmak, egzersiz yapmak, duş almak, iş için giyinmek, sağlıklı bir kahvaltı yapmak ve ardından gün içinde yapılacakların listesini çıkarmak anlamına gelebilir. Rutininize alıştıkça motive olmanın ve hedeflerinize ulaşmanın çok daha kolay olduğunu göreceksiniz. Tamamlamanız gereken görevleri, düzenli molaları ve toplantılarınızı planlamayı unutmayın.
4. Düzenli molalar ve tatiller planlayın
İşler birikebilir ve bazen en iyisinin hiç mola vermeden çalışmak olduğunu düşünebilirsiniz. Oysa gerçek bunun tam tersi. Mola verdiğinizde verimliliğin arttığını gösteren pek çok bilimsel çalışma var. Düzenli molalar planlamanız için bazı ilginç nedenler: Sadece hayal kurmak için verilen zihinsel molalar bile bağlantılar kurmanıza ve beyin işlevlerinizi geliştirmenize yardımcı olabilir (Science Daily). Kısa molalar odaklanmanıza yardımcı olur (Science Daily). Molalar hedeflerinizi yeniden değerlendirmenizi ve rotanızda kalmanızı sağlar (Harvard Business Review).
Ne zaman ve nasıl mola vereceğinizden emin değilseniz endişelenmeyin: The Atlantic dergisinin ideal çalışma ve mola dengesi için bir formülü var. The Atlantic, 52 dakika çalışıp ardından 17 dakika mola vermeyi öneriyor.
Düzenli molaların yanı sıra ara sıra tatile çıkmak da hayati önem taşır. Tatiller dinlenmemizi, toparlanmamızı ve yenilenmiş olarak işe dönmemizi sağlar.
5. İş için giyinin
Pijamayla çalışmak eğlenceli bir hikâye olabilir ama ne yazık ki verimliliğinize pek katkı sağlamaz. Araştırmalar, eşofmanınızı bir kenara bırakıp iş için giyindiğinizde daha verimli olduğunuzu gösteriyor. Şık giyinmek özgüveninizi artırabilir, kendinizi daha güçlü hissettirebilir, soyut düşünme yeteneğinizi geliştirebilir ve büyük resmi görmenize yardımcı olabilir. Evde bile güzel giyindiğinizde kendinizi daha iyi hisseder ve daha verimli çalışırsınız.
6. Dikkat dağıtıcıları ortadan kaldırın
Sıkıldığınızda Facebook'a mı bakıyorsunuz? Peki ya Twitter, Pinterest, LinkedIn? İşinize odaklanmak istiyorsanız çalışırken sosyal medya hesaplarınıza bakmamayı hedefleyin. Mutlaka bakmanız gerekiyorsa bunu çalışma saatlerinizde değil, planladığınız molalarda yapın. Sosyal medya tek çevrimiçi dikkat dağıtıcı da değil: En sevdiğiniz spor sitesine, bloglara, haber sitelerine, Reddit'e, YouTube'a ya da yer imlerinizdeki herhangi bir siteye dalıp gitmek çok kolay. Gerçekten konsantre olmanız gerektiğinde internetten uzaklaşıp işinize odaklanın. İnternet büyük bir dikkat dağıtıcıdır; ama hiçbir şey anlık mesajlaşma uygulamaları kadar dikkatinizi dağıtamaz. Birkaç mesaja cevap vermek zararsız görünebilir; ancak farkına varmadan saatlerinizi arkadaşlarınızla laflayarak geçirebilirsiniz. Üstelik her yeni mesajda gelen bildirim sesi konsantrasyonunuzu tamamen bozar. Bunun en kolay çözümü, mesajlaşma uygulamalarında durumunuzu "çevrimdışı" ya da "rahatsız etmeyin" olarak ayarlamaktır. Çalışırken cep telefonunuzu da uzaklaştırın; yani en sevdiğiniz uygulamalara bakmayı, haber okumayı ve mesajlaşmayı çalışma saatleri dışına bırakın. Bildirimlerinizi kapatmak da telefondaki dikkat dağıtıcıları azaltır: Böylece uyarı almazsınız ve yeni bir şey olup olmadığını görmek için uygulamayı bilerek açmanız gerekir.

